SİYASET Haber Girişi: 14.12.2021 - 14:03, Güncelleme: 14.12.2021 - 14:27

TEMİZELLER SARUHANLI'YI SALLADI... (2)

 

TEMİZELLER SARUHANLI'YI SALLADI... (2)

AHMET TÜBCEL:'HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ'
Saruhanlı Belediyesi ile ilgili iddiaların TEMİZELLER programında gündeme getirilmesinin yankıları sürüyor. Ahmet Tübcel'in konuğu Tahsin Güzel ile yaptığı programın birinci bölümünü daha önce sizlere haberleştirerek sunmuştuk. Şimdide programın ikinci bölümünde yaşananları sizlere aktarıyoruz. Yılların televizyon programı ve o programın usta gazetecisi Ahmet Tübcel, geçirdiği rahatsızlığın ardından sağlığına kavuşarak TEMİZELLER programına kaldığı yerden başladı. Tübcel’e ilk programda Tahsin Güzel eşlik etti. Ahmet Tübcel yeniden başlangıç yaptığı ilk programda Saruhanlı Belediyesi’nde yaşanan şok gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı. Ancak Ahmet Tübcel’in izleyenlerine duyurduğu önemli bir şey vardı. Gazeteci Tübcel, TEMİZELLER programında aralayacağı önemli dosyaların da sinyalini verdi. Programın ikinci bölümünde aynen şunlar konuşuldu: Ahmet Tübcel: Bak ne diyor bak. Şantiye şefi diyor ki abi, “ya ben işten çıkarmış” diyor. Sevgili başkan sen insanların ekmeğiyle oynamaya alışmışsın. Benden sana tavsiye sayın başkan: insanların ekmeğiyle oynama. Ekmekle oynanmaz, ekmek başka bir şey. Tahsin Güzel: Ben o arkadaşımı tebrik ediyorum Ahmet. Her şey iş değil, kaybeden o arkadaş falan değil. Allah rızkıdır. Ahmet Tübcel: Ama bak çocuk diyor ki “ben bir dükkan açtım” Tahsin Güzel: Şimdi bakın orada hurdalar yükleniyor, belgeli bir şey.  Ahmet Tübcel: Ben başka bir şeye temas edicem. Sen unutma lafını. Çocuk diyor ki “beni işten çıkardı ben itiraz ettiği için”. O belediye başkan yardımcısı Hüseyin Baysal bey sen bunları neden yalanlamadın arkadaşım? Sayın başkan yardımcısı, siz niye yalanlamadınız? Bu bir, iki: diyor ki belediye başkanı “ben bir ızgara dükkanı açtım, ne güzel oradaki mesai arkadaşlarım geliyordu yiyordu. Sayın başkan toplantı yaptı ‘gitmeyin oraya, yemek yiyeni işten çıkartırım’” bu sana yakıştı dimi başkan? İnsanların ekmeğiyle oynamayı yakıştırdın dimi kendine. Ben burada Saruhanlı halkına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sevgili Saruhanlılar, CHP’lisi, MHP’lisi, HDP’lisi, AK Partilisi benim için aynı kategoride. İnsan insandır neticede fakat bu Belediye Başkanının dediğini korkup yaparsanız, ambargo uyguladığı yerlere gitmezseniz bilin ki; başka bir siyasi partiden belediye başkanı geldiğinde de yarın aynısını size yapacak. Siz halk olarak siz bildiğinizi yapın ya! Bu ne biçim tehdit Allahınızı severseniz. Bu ne biçim bir konuşma üslubu, bu ne biçim bir şantaj. İnsanları ekmeğiyle, işiyle tehdit etmek ne kadar kötü bir şey sayın başkan. İl başkanını almışsın yanına onları da kandırmışsın, milletvekili almışsın yanına onu da kandırmışsın. Kim bilir neler söyledin sen. Senin yüreğin yetiyorsa, eğer bende mangal gibi yürek var diyorsan gel bizim canlı yayına. Sadece biz soracağız sen cevaplayacaksın. Belgeleriyle beraber. Saruhanlı’daki yüzlerce araziyi ben mi sattım ya? Sayın başkan 2019 diyorsun 2021 diyorsun 2020’den neden bahsetmiyorsun? Bizim gösterdiğimiz görüntüler 2020 yılının görüntüleri. Yüklemişler ve satmışlar. Kaçamazlar, yakalandılar. Suçüstü yakalandılar. Görüntülerle tespit olmuş. Peki sayın başkan senin “ayakkabın çamurlu” değildi tabiri caizse, tırnak içinde söylüyorum, senin “sırtında küfe” yoktu, aklında hıyanetlik yoktu, hainlik yoktu, şantajcılık yoktu, tehdit yoktu, rüşvet yoktu diyelim hiçbir şey senin aklında yoktu da niye Ercan’ı çağırdın? “Sen niye görüntü çekiyorsun?” diye tehdit ettin?, niye sürdün çocuğu “Dallas”’a? Çocuk şantiye şefiydi, 16 yıl belediyeye hizmet etmişti. En son bekçi yaptın çocuğu oradan da gönderdin. Neden gönderdin sayın başkan çık açıkla. De ki: “Ben bu Ercan’ın hırsızlığını yakaladım”, “Ben bu Ercan’ın ahlaksızlığını yakaladım”, “Ben bu Ercan’ın belediyeye zarar verdiğini yakaladım ben de gönderdim”. Biz de gelelim senin elini öpelim kardeşim. Niye işten çıkardığını söyle ya! Onu bile açıklayamıyorsun.  Tahsin Güzel: Gerekçesi ne kardeşim. Ahmet Tübcel: Peki sana sorayım: Hüseyin Çelik denen belediye başkanı vardı kendi partisinden. Düzgün, namuslu, ahlaklı bir adam bildiğimiz kadarıyla, araştırdığımız kadarıyla, neden başkan yardımcılığından aldın? Çık açıkla! Onu da açıklamıyor. Mehmet Balıkçı memur belediye başkanını niye aldın görevden? Hadi! Çık açıkla. Onu oraya veriyorsun bunu buraya veriyosun… Ya Saruhanlı sana oy verdi, seni getirdi. Saruhanlı’nın mallarını, arazilerini satasın diye mi? Bu bir, iki: Saruhanlı sana milletin onuruyla, hasiyetiyle şerefiyle oyna diye mi oy verdi?  Hüseyin Çelik’in, Mehmet Balıkçı’nın, Ercan’ın bana bir tane ahlaksızlığını, yolsuzluğunu gösterin abi. Ben de geleyim canlı yayında senin elini öpeyim. Öpmezsem de namerdim. Ben sana dedim: “Çık benimle canlı yayına!”  Tahsin Güzel: O basın toplantısında bir tane milletvekili alıyor, orada ne diyor biliyor musun? “Algı”. Yahu zaten işlere böyle ilerliyor. Bir il başkanı çıkıyor… Ahmet Tübcel: Kim algı yapmış? İçişleri Bakanı Süleyman Soylu mu ? Tahsin Güzel: İkincisi, dün yapıyor basın toplantısını diyor ki “daha benim elime tebliğ edilmeden, 5.  ayda müfettişler rapor düzenliyor”. Ahmet Tübcel: Senin söylediğini getireyim ekrana. 5. Ayda, yani 6 ay önce bu evrak çıkmış oradan, karar verilmiş.  Tahsin Güzel: Bir de algı operasyonunu AK Parti yapıyor olsa 5. ayda alırdı onu gönderirdi yapardı. Algı operasyonunu kim yapıyor biliyor musun? İl başkanını alan, bir milletvekilini de alan. Bakın bu iddiaları araştırması gereken partinin milletvekilini. Ahmet Tübcel: Kardeşim Menemen’de yaşamadın mı sen bunları?  Tahsin Güzel: Yaşadık da ben sevgili başkana diyorum.  Ahmet Tübcel: Hah! Uyarıyorsun.  Tahsin Güzel: Algı operasyonunu yapan kendileri. Şimdi mağdurları oynuyor. Bakın bu “AK Parti, CHP’li belediyelere operasyon yapıyor” algısını kendileri yapıyor. O zaman ne yapacak syaın milletvekili yanına oturacağına ne yapacak? Hurdalar Satıldı mı? Bakın 4 ay bu haber yapıldı.  Ahmet Tübcel: Sayın milletvekilinin ve sayın il başkanının yapacağı şuydu: “Konu yargıda, kararı yargı verir. Biz ondan sonra çıkar açıklarız.” Tahsin Güzel: Kusura bakma. Tam 6 ay burada biz bu Saruhanlı’nın programını  yaptık değil mi? Arayacaktı il başkanı da, gelecekti. Ahmet Tübcel: Neydi elinizdeki belge? Daha zeytin dosyasını açmadım, burada. Öbür dosyaları da burada. Dosyalar, devletin resmi belgeleri, sizin yaptığınız işlerin fotoğrafları… Daha bunları sormadım, her hafta soracağız. Başladık. Tahsin Güzel: Eğer ciddiyse, samimiyse o milletvekili, o il başkanı, burada tam 4 ay 5 ay belgeleriyle kamuoyuyla paylaştık. Ahmet Tübcel: Niyet şurada belliydi: o pideci dükkanını kapattı ya. “Mühürlerim, satarım, alttan girerim üstten çıkarım” niyet belliydi. Sayın başkan sanki Saruhanlı’da hery er, bütün mekanlar imara uygun. Yahu orada yaşayan vatandaşlar. Yahu daha önce imar mı vardı allahını seversen ama devletin kurallarına herkes elinden geldiği kadar uyuyor. Zaten devletimiz de bunu bildiği için 5 yılda 10 yılda bir imar affı çıkartıyor Halkımı rahatlatayım diye. Pandemi olmuş, dükkanlar kapanmış, millet iflas etmiş, kimileri batmış, kimileri ekmeğe muhtaç olmuş… Sen yasaklar biter bitmez açılan pideci dükkanını incir çekirdeğini doldurmaz bir problemden dolayı gidip kapatıyorsun. Peki sen değil misin işyeri sahibiyle o pazarlıkları yapan? Kapalı  kapılar arkasında pazarlığı yapan sen değil misin başkan? Senin o emlakçı dükkanına bıraktığın emekli öğretmen, pazarlığı yapmadı mı? Siz sütten çıkmış ak kaşıksınız. Müfettiş kötü, içişleri bakanı kötü, görüntüleri çekenler kötü, Ercan kötü, Tahsin kötü, Ahmet kötü, gazeteciler kötü… Evet kim iyi? Sen iyi. Bir tek sen iyi. Helal olsun ya! Vallahi helal olsun! Hurdaları ben çaldım sanki! 280 bin lira parayı da ben yedim sanki!  Tahsin Güzel: Satmadım diyor. Daha önce Makine Kimya’ya verilmiş. Ahmet Tübcel: Yahu 2019’da verdi. Niye 2020’yi söylemiyor? Neden Saruhanlı’nın aklıyla dalga geçiyoor burada? Başkan yüreğin yetmiyor mu? Tahsin Güzel: Ahmet’cim belki 2020’yi bir depoya kaldırmıştır, satmamıştır, eldedir.  Ahmet Tübcel: Al, devletin müfettişi raporu vermiş. Evet, sattığı firma da belli.  Tahsin Güzel: Müfettişler algı operasyonu yapıyor Ahmet, bırak Allahaşkına(!) Ahmet Tübcel: Bak ne diyor: Belediyenin sanayi içindeki şantiyesinden  2019 yılı ağustos ayından 120 ton ve Dallas tabir edilen bulunnan şantiyesinden 2020 eylül ayında 160 ton olmak üzere 280 ton malzemenin ihale yapılmadan satılması, satıştan  elde edilen 280 bin lira yok diyor kardeşim yok yok. Belediyenin hesabına yatırılmadıysa bu nereye yatırıldı? 1, başkanın cebine yatırıldı 2, başkan yancılarıyla beraber o Baysal falan filan hepiniz beraber paylaştınız bu parayı. Zaten böyle paylaşım varsa başkan kimseye bırakmaz bunu. Niye bıraksın ya? Riski alan kendisi, soruşturmayı geçiren kendisi. Ben de diyorum ki sayın başkan sorum şu: Sayın başkan paralar nerede? Hurdanın paraları nerede? Tahsin Güzel: Emanette. Hurdalar ya depoda, satmadı bir yere kaldırdı. Değerleniyor işte kardeşim(!) Adam demiyor mu “Memlekette bu kadar sıkıntı varken millet açken siz bunu konuşuyorsunuz” diyor. Yani işleri politika yapmak.Algı operasyonunu esas kendileri yapıyor. Gerçekten ben başkandan ziyade o yanında oturup “algı operasyonu” diye kamuoyuna mesaj verenlere benim lafım. Ahmet Tübcel: Sayın başkanın bugün meclis toplantısı vardı. Tabi meclis toplantısında dün A Haber’e röportaj veren bir meclis üyesine yükleniyor anladığım kadarıyla. Zeytin olayından bahsediyor. “siz toplamadınız” diyor. Yani AK Parti dönemini kastediyor. “ben binbir meşakkatle topladım” diyor. Tamam, binbir meşakkatle topladığın zeytinleri ne yaptın abi? Tahsin Güzel: Gelir elde etmiştir.  Ahmet Tübcel: Tamam ben de diyorum ki ne yaptın? Soruyorum abi. Gelir nerede var? Zeytinler ne oldu? Toplanan zeytinler ne oldu? Tahsin Güzel: Yağ yapılmıştır Ahmet’cim(!)  Ahmet Tübcel: Tamam, yağlar ne yapıldı?  Tahsin Güzel: Yağlar da belediye’de kullanılıyordur. Belediyenin restaurantı yok mu. Ahmet Tübcel: Bak düşünemedim ben onu(!) Tahsin Güzel: Marketten oradan burada yağ alacağına… Ahmet Tübcel: Evet sevgili izleyenler Tahsin abi bundan sonra Saruhanlı belediyesine hukuk müşaviri olarak(!)… Tahsin Güzel: Siz hep başka bakıyorsunuz. Ahmet Tübcel: Yani biz başka yönden bakıyoruz. Sayın başkan, çay bahçelerine, kafeteryalara yapılan yazılım vardı. Giriş çıkış stokları vardı. Orada hiç kimse zan altında kalmayacak. Hani çalışan işçiler de. İşte çay girdi bu kadar, şeker girdi bu kadar, limonata girdi çıktı, bu kadar satıldı. Yani bu iş böyle kara düzen olmasın. Oradaki çalışanlar da zan altında kalmasın diye orada bir sistem, yazılım yapıldı. Neden kaldırdınız o sistemi, yazılımı? Şimdi orada herhangi bir hata olduğunda, açık olduğunda iyi niyetli de olsa oradaki çalışan insanlar zan altında kalmayacak mı? Diyecekler bu açık nerede? Bu para kimin cebinde? Yazık değil mi o çocuklara, günah değil mi? Siz, size muhalefet eden, sizi eleştiren… Ya, İyi Parti ilçe başkanı Abacı. Ben size dedim ki gidiyormusunuz geliyormusunuz? Belediyede çalışmanız bir ilçe başkanı oalrak ne kadar etik? Ne kadar o belediye başkanının yaptığı hatalara veya bu yolsuzluk iddialarına bir siyasi partinin ilçe başkanı olarak nasıl dur diyeceksiniz siz? Peki belediyeye mesaiye gidiyor musunuz? Çalışıyor musunuz? Allah için doğruyu söyleyin.  Tahsin Güzel: Genel başkanı geldiği zaman gitmeyebilir.  Ahmet Tübcel: Daha açık sorayım: Hüseyin Abacı sen bankamatik memuru musun değil misin?  Tahsin Güzel: İlçe başkanı olması bir kere etik değil. Ahmet Tübcel: AK Parti ilçe başkanına ve MHP ilçe başkanına iki çift lafım var. Sakın alınmasınlar benden. Ben onlara çağrı yapmıştım, sesinizi yükseltin demiştim. Evet. Müfettiş rapoları ortaya çıktı. Orada bir yolsuzluk iddiaları çok güçlü. Tespitli, görüntülü. Bunlar ortaya çıktı. Devletin malı rapora göre peşkeş çekilmiş. Bakalım bu saatten sonra sesiniz nasıl çıkacak çok merak ediyorum. Hadi bakalım.Cumhur ittifakı, yani memleketin hakkını hukukunu koruyan Cumhur ittifakı. Sayın genel başkanlarınız Recep Tayyip Erdoğan ve sayın Devlet Bahçeli bu millet için, bu milletin refahı için, bu milletin geleceği için gecesini gündüzüne kattılar ve katıyorlar da. Bakalım siz orada bu yolsuzluk iddialarına ne kadar ses çıkarabileceksiniz çok merak ediyorum. Yarın da Saruhanlı halkının yüzüne nasıl bakacaksınız? Eğer görevinizi de yapamıyorsanız çok açık söylüyorum. Olabilir bu iş yetenek işi olabilir yani. İnsan yapamaz değil mi yani, bir şeyleri ister gönlünden, yapamaz. O zaman istifa edeceksin. Koltuğu meşgul etmeyeceksin. Ne diyorsun sen? Ses çıkarmaları gerekli mi? Tahsin Güzel: Yerelde genelde iktidar kim olursa olsun. Niçin seçiliyorsun kardeşim, Bir ilçenin, bir büyükşehirin meclisisin sen. O milletin hakkını korumak için, ister A partisi ister B partisi, hakkını aramak, korumak, sorunlarını çözmek için geliyorsun. Meclisler de alkışlamak için değil ama beyefendi bakın orada diyor ki…  Ahmet Tübcel: Ya sayın başkan. Bugün mecliste, Cumhur ittifakı meclisi terk ettiğinde. Ya 2-3 tane meclis üyesi seni alkışlıyor, senin meclis üyelerinin çoğu alkışlamıyor seni. Cumhurbaşkanını alkışlamayan bir tane Lütfi Elvan vardı, Türkiye’de günlerce olay oldu. Yahu senin meclis üyelerinin çoğu seni alkışlamadı. Alkışlayan 2-3 kişi. İzle tekrar kendin görürsün. Tahsin Güzel: İster CHP, ister MHP önemli değil, seçilen her meclis üyesi sorumludur ya. Orası meclis. O ilin, ilçenin yerel parlamentos. Orada toplumun hakkını aramaları gerekiyor. Bakın sen de haksızlık yapıyorsun şimdi MHP, AK Parti terk ediyorlar meclisi. Niye terk ediyorlar? Orada ne yapılıyor biliyor musun işte algı operasayonu. Ahmet Tübcel: Ben bu hareketi ne zaman beklerdim meclisten? Ben yine o meclisin içinde bulunan, bakın asla Cumhur ittifakı demiyorum ha sakın. Altını kalın kalemle çiziyorum. Namuslu, onurlu, haysiyetli, şerefli bütün meclis üyelerinin önünde eğiliyorum, şapka çıkartıyorum. CHP’li, MHP’li, AK Partili… Bütün onurlu, şerefli, haysiyetli meclis üyelerinin önünde saygıyla eğiliyorum. Onlar Saruhanlı’nın geleceğini düşünen, isyan eden. Ben o Saruhanlı belediye meclisinde çok iyi tanıdığım arkadaşlar var. Fidan gibi delikanlılar var. Hakikaten hiçbir beklentisi olmadan bu Saruhanlı halkının geleceğini düşünen, imza atmayan arkadaşlar var. Onların da hakkını burada teslim edeyim. Tabi isimlerini zikretmeyeceğim deşifre etmeyelim diye.  Tahsin Güzel: Ahmet’ciğim sevgili başkan bir çıkmaz yolda. O yolunu kendi biliyor.  Ahmet Tübcel: Çıkmaz yol dersen ben üzülürüm Tahsin abi. Sevgili başkan Aliağa yolunda. Yenişakran. Bu yolun sonu oraya çıkıyor.  Tahsin Güzel: Gerçekten layıkıyla vazifesini yapan hiçbir meclis üyesine sözüm yok. Ben politikanın içinden gelen bir insanım, politikacıyım. Dostlarım der benim rozetim yok. Kamu olduğu zaman benim rozetim yok. Şimdi, seçilen meclis üyelerinin en az %60’ı da işte o Ankara’ya gönderdiğimiz milletvekillerinin amcaoğlu dayıoğlu yandaş bağdaş işlettir. A partiden B partiden olması önemli değil. Millet orada kadro kuruyor. Bizim şöyle bir baktım benim AK Parti’nin meclis üyesi listesine. Bergama’dan gelmiş İzmir’e konmuş. Tire’den gelmiş Cumaovası’na konmuş. Herkes ne yapıyor biliyor musun? O şehri temsil eden veyahut mahallenin sorununu bilen insanlar değildir. Umarım bu Saruhalı’da da dışarıdan bir meclis üyesi yoktur yani.  Ahmet Tübcel: Şimdi arkadaşımız mesaj çekmiş, bu belgeleri de izlemiş sevgili izleyenler. Ankara’dan arkadaşımız mesaj çekmiş bizleri izleyen seyircimiz. Hukuk bilgisine çok güvendiğim bir arkadaşım. “Ahmet abi belediye başkanı hakkında veleddalin amin. Bu iş bitti” diyor. “Rüşvet kapsamı 44/83’e tabi değildir. Raporu tutmuş ön incelemeler yüksek ihtimalle. Yani tanık beyanları var, ön inceleme yapılmış, kurumda başka beyanlar da var. Rüşvet ve nitelikli zimmetten istediği an savcı alır gözaltına. 7 yıl, 2 yıl, toplam 9 yıl iyi hal düşer 7 yıl veleddalin amin” diyor. Yatarı kesinleştiğinde –onu da hesaplamışlar herhalde eğer böyle bir cezayla sonuçlanırsa- 6 ay kapalı cezaevi, 1 yıl da açık cezaevinde kalır belediye başkanı çünkü aynı konudan Kıyıköy belediye başkanı 3-4 gün önce gözaltına alınıp tutuklandı.  Tahsin Güzel: Ama ne yapıyor bakın. Sevgili başkan Saruhanlı halkına mesaj veriyor: “Ben buradayım. Hurda satmadım” diyor. Başkavekili veya hukuk müşaviri de çıkıyor diyor ki Ahmet’çiğim orada kendi tezlerini de şey yapıyorlar. Birisi A diyorsa diğeri B diyor beylerin. İzledin orada. Vallahi ben şunu diyorum: Bu erki kullananlar babasının şirketi gibi, babasının işi gibi kullanmayacak kardeşim. Kamu adına adam gibi yapacaklar açık açık. Ahmet Tübcel: Ben hep şunu diyorum genel anlamda: Hırsızın partisi olmaz. Hırsızın MHP’lisi, CHP’lisi, HDP’lisi, Saadet Partilisi, DEVA Partilisi, Gelecek Partilisi olmaz kardeşim. Hırsız hırsızdır. Biz burada yolsuzluk haberleri yapıyoruz Temizeller programında. Her hafta da bir dosya açacağız. Ben dediğim gibi, burdan sayın başkan lütfen kulaklarını açsın bizi iyi dinlesin. Sevgili başkan Saruhanlı Belediyesi ile alakalı her hafta bir dosyayı açacağız. Ben de diyorum ki eğer senin yüreğin yetiyorsa bizi çağır, istediğin televizyonda, istediğin zeminde, istediğin platformda, istersen bütün Saruhanlı halkını topla ortada biz oturalım. Biz sana soralım, sen cevapla. Sen bizim iftira attığımızı, yalan söylediğimizi ispatlarsan canlı yayında senin elini öperim. Biz ispatlarsak senin yalan söylediğini sen istifa et belediye başkanlığından. Hangisini istiyorsan. Evet, programın sonuna geldik Tahsin abi.  Tahsin Güzel: Şimdi bakın, yargıya intikal etmiş, bir soruşturma başlamış, savcılık izni verilmiş. Parti bu tür olayların arkasında olmaması lazım. A parti, B parti için demiyorum. Arkasında durmaması lazım, çıkıp kamuoyu önünde mesaj vermemesi lazım. “Arkasındayız”, neyin arkasındasın? Şimdi ben o sayın milletvekiline soracağım, yani 3 gün sonra. Temenni ederim sıkıntı yaşamazlar. Ama bu hurdalar satıldı. Bu dava açılırsa neyin arkasında duracak beyefendi? Ahmet Tübcel: Mahkemede karar verirse. Tahsin Güzel: Mahkemede karar verirse o sayın vekil, arkasındayız derken bu algı operasyonu diyor, o da diyor yani katılıyor belediye başkanına.  Ahmet Tübcel: Ben sana olacağı söyleyeyim mi? O para şey olmadan 2-3 gün önce herhalde haberleri olur veya olay ciddiye bindiğinde haberleri olur. Partiden de atarlar. Aynı Menemen gibi. Disipline verirler, oradan yollarlar, “Bizimle ilgisi yoktu” derler. Menemen’de olduğu gibi.  Tahsin Güzel: Evet Ahmet Tübcel: Evet Tahsin abi. Ben de burada şu rahatsızlığım… 2 ay toplam. 3 tane operasyon geçirdim. Bilgin var senin. Tahsin Güzel: Var Ahmet Tübcel: Sana da söz hakkı vereceğim. Sen de bir teşekkür et. Evet, benimle yakından ilgilenen arkadaşlarım, dostlarım. Zaten onlara ben bir teşekkür etmiştim fakat teşekkür etmediğim bir eşim kaldı, anam babam kaldı. Evet başta anam olmak üzere, babam olmak üzere, ablam olmak üzere benim çok değerli eşim ve çocuklarım hakikaten bu süreçte çok yıprandılar. Hele eşim sağ olsun 24 saat yanımızdan ayrılmadı. Hem hastanede refakatçi olarak ayrılmadı, hem de çocuklarım çok yıprandı bu süreçte. Buradan hepsine sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. İyi ki varlar, iyi ki beraberiz, iyi ki biz bir aileyiz, iyi ki dostlarımla beraberim. Sevgili eşim ve çocuklarım iyi ki varsınız diyorum siz de. İyi ki varsınız. Allah muhabbetimizi, Allah hiç kimsenin evindeki muhabbeti bozmasın yarabbim. Evet senin de kızcağızın, evladımız başındaydı anjiyoda, operasyonlarda. Tahsin Güzel: Daha önce de 3 defa negatif çıktı sonra gerçekten sıkıntı yaşadım. Şimdi şu var insaın en değerli, tercih edemeyeceği hiçbir şekilde kıyaslamayacağı tek şey ailesidir. Şimdi Ahmet’ciğim ben… İzmir’de Konyalı çok, 700 bin Konyalı var diyoruz. Bir kaza geçirdim. 2 tane de kurumun başındayım. Hem Ayakkabıcılar Odası başkanıyım, 16 senemi verdim Ayakkabıcılar Odası’na, bir de federasyondayım. 22 bin kişi gelmiş ziyaret etmiş. Ayakkabı 37 kişi, Konyalı da 16 kişiydi. Şimdi not almışım, her geleni yazmışım. Şu 1,5-2 aylık rahatsızlık sürecimde de gerçekten dost dediklerim. Soranlardan da arayanlarda da Allah razı olsun. Onların duaları. Takdir neyse o oluyor diyoruz ama ayaktayız yıkılmadık, döndük.  Ahmet Tübcel: Evet. Allah razı olsun. Biz de bizi seyreden bütün seyircilerimizden tek bir şey istiyoruz. 1- sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edin. Temizeller’i takip edin ki bu programın istikrarı olsun, sürsün, biz hep beraber büyüyelim çünkü hani İsmet İnönü’nün muhteşem bir sözü var. Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı, Atatürk’ün silah arkadaşı: “Namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket kurtulamaz” diyor. Onun için biz namuslu insanlar çok cesur olmak zorundayız. Birlik olmalıyız beraber. Burada da Hacı Bektaş-i Veli’nin –sayın Cumhurbaşkanı’nın Türk literatüründe tekrar gündeme getirdiği ve sevdirdiği bir cümle vardı. O çok hoşuma gidiyor: “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” biz namuslu insanlar. Evet, ahlaklı, namuslu insanlar. Partisi ne olursa olsun. Bir olalım, iri olalım, diri olalım.  Tahsin Güzel: Yanlışları görmezden gelmeyelim.  Ahmet Tübcel: Çünkü yaşadığımız memlekette, siyasi parti kim olursa olsun, yolsuzlukları, kamu zararlarını gündeme getirelim. Bu AK Parti olur, MHP olur, CHP olur, DYP olur, hangi parti olursa olsun sevgili izleyenler. Gönderin bize belgesini Whatsapp hattımızdan, biz burada konuşalım. Etrafınızda yaşadığınız yolsuzlukları, usülsüzlükleri burada konuşalım ama yeter ki belgeli olsun, iftira olmasın. Evet, bir sonraki programda görüşmek üzere herkese hayırlı Cumalar diyorum. İyi akşamlar diliyorum, hoşçakalın.  Tahsin Güzel: Her şey gönlünüzce, Dünya bile isteğinizce dönsün inşallah. Ahmet Tübcel: İnşallah. Çok Teşekkür ederim.
AHMET TÜBCEL:'HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ'

Saruhanlı Belediyesi ile ilgili iddiaların TEMİZELLER programında gündeme getirilmesinin yankıları sürüyor. Ahmet Tübcel'in konuğu Tahsin Güzel ile yaptığı programın birinci bölümünü daha önce sizlere haberleştirerek sunmuştuk. Şimdide programın ikinci bölümünde yaşananları sizlere aktarıyoruz.

Yılların televizyon programı ve o programın usta gazetecisi Ahmet Tübcel, geçirdiği rahatsızlığın ardından sağlığına kavuşarak TEMİZELLER programına kaldığı yerden başladı. Tübcel’e ilk programda Tahsin Güzel eşlik etti. Ahmet Tübcel yeniden başlangıç yaptığı ilk programda Saruhanlı Belediyesi’nde yaşanan şok gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı. Ancak Ahmet Tübcel’in izleyenlerine duyurduğu önemli bir şey vardı. Gazeteci Tübcel, TEMİZELLER programında aralayacağı önemli dosyaların da sinyalini verdi. Programın ikinci bölümünde aynen şunlar konuşuldu:

Ahmet Tübcel: Bak ne diyor bak. Şantiye şefi diyor ki abi, “ya ben işten çıkarmış” diyor. Sevgili başkan sen insanların ekmeğiyle oynamaya alışmışsın. Benden sana tavsiye sayın başkan: insanların ekmeğiyle oynama. Ekmekle oynanmaz, ekmek başka bir şey.

Tahsin Güzel: Ben o arkadaşımı tebrik ediyorum Ahmet. Her şey iş değil, kaybeden o arkadaş falan değil. Allah rızkıdır.

Ahmet Tübcel: Ama bak çocuk diyor ki “ben bir dükkan açtım”

Tahsin Güzel: Şimdi bakın orada hurdalar yükleniyor, belgeli bir şey. 

Ahmet Tübcel: Ben başka bir şeye temas edicem. Sen unutma lafını. Çocuk diyor ki “beni işten çıkardı ben itiraz ettiği için”. O belediye başkan yardımcısı Hüseyin Baysal bey sen bunları neden yalanlamadın arkadaşım? Sayın başkan yardımcısı, siz niye yalanlamadınız? Bu bir, iki: diyor ki belediye başkanı “ben bir ızgara dükkanı açtım, ne güzel oradaki mesai arkadaşlarım geliyordu yiyordu. Sayın başkan toplantı yaptı ‘gitmeyin oraya, yemek yiyeni işten çıkartırım’” bu sana yakıştı dimi başkan? İnsanların ekmeğiyle oynamayı yakıştırdın dimi kendine. Ben burada Saruhanlı halkına bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sevgili Saruhanlılar, CHP’lisi, MHP’lisi, HDP’lisi, AK Partilisi benim için aynı kategoride. İnsan insandır neticede fakat bu Belediye Başkanının dediğini korkup yaparsanız, ambargo uyguladığı yerlere gitmezseniz bilin ki; başka bir siyasi partiden belediye başkanı geldiğinde de yarın aynısını size yapacak. Siz halk olarak siz bildiğinizi yapın ya! Bu ne biçim tehdit Allahınızı severseniz. Bu ne biçim bir konuşma üslubu, bu ne biçim bir şantaj. İnsanları ekmeğiyle, işiyle tehdit etmek ne kadar kötü bir şey sayın başkan. İl başkanını almışsın yanına onları da kandırmışsın, milletvekili almışsın yanına onu da kandırmışsın. Kim bilir neler söyledin sen. Senin yüreğin yetiyorsa, eğer bende mangal gibi yürek var diyorsan gel bizim canlı yayına. Sadece biz soracağız sen cevaplayacaksın.

Belgeleriyle beraber. Saruhanlı’daki yüzlerce araziyi ben mi sattım ya? Sayın başkan 2019 diyorsun 2021 diyorsun 2020’den neden bahsetmiyorsun? Bizim gösterdiğimiz görüntüler 2020 yılının görüntüleri. Yüklemişler ve satmışlar. Kaçamazlar, yakalandılar. Suçüstü yakalandılar. Görüntülerle tespit olmuş. Peki sayın başkan senin “ayakkabın çamurlu” değildi tabiri caizse, tırnak içinde söylüyorum, senin “sırtında küfe” yoktu, aklında hıyanetlik yoktu, hainlik yoktu, şantajcılık yoktu, tehdit yoktu, rüşvet yoktu diyelim hiçbir şey senin aklında yoktu da niye Ercan’ı çağırdın? “Sen niye görüntü çekiyorsun?” diye tehdit ettin?, niye sürdün çocuğu “Dallas”’a? Çocuk şantiye şefiydi, 16 yıl belediyeye hizmet etmişti. En son bekçi yaptın çocuğu oradan da gönderdin. Neden gönderdin sayın başkan çık açıkla. De ki: “Ben bu Ercan’ın hırsızlığını yakaladım”, “Ben bu Ercan’ın ahlaksızlığını yakaladım”, “Ben bu Ercan’ın belediyeye zarar verdiğini yakaladım ben de gönderdim”. Biz de gelelim senin elini öpelim kardeşim. Niye işten çıkardığını söyle ya! Onu bile açıklayamıyorsun. 

Tahsin Güzel: Gerekçesi ne kardeşim.

Ahmet Tübcel: Peki sana sorayım: Hüseyin Çelik denen belediye başkanı vardı kendi partisinden. Düzgün, namuslu, ahlaklı bir adam bildiğimiz kadarıyla, araştırdığımız kadarıyla, neden başkan yardımcılığından aldın? Çık açıkla! Onu da açıklamıyor. Mehmet Balıkçı memur belediye başkanını niye aldın görevden? Hadi! Çık açıkla. Onu oraya veriyorsun bunu buraya veriyosun… Ya Saruhanlı sana oy verdi, seni getirdi. Saruhanlı’nın mallarını, arazilerini satasın diye mi? Bu bir, iki: Saruhanlı sana milletin onuruyla, hasiyetiyle şerefiyle oyna diye mi oy verdi?  Hüseyin Çelik’in, Mehmet Balıkçı’nın, Ercan’ın bana bir tane ahlaksızlığını, yolsuzluğunu gösterin abi. Ben de geleyim canlı yayında senin elini öpeyim. Öpmezsem de namerdim. Ben sana dedim: “Çık benimle canlı yayına!” 

Tahsin Güzel: O basın toplantısında bir tane milletvekili alıyor, orada ne diyor biliyor musun? “Algı”. Yahu zaten işlere böyle ilerliyor. Bir il başkanı çıkıyor…

Ahmet Tübcel: Kim algı yapmış? İçişleri Bakanı Süleyman Soylu mu ?

Tahsin Güzel: İkincisi, dün yapıyor basın toplantısını diyor ki “daha benim elime tebliğ edilmeden, 5.  ayda müfettişler rapor düzenliyor”.

Ahmet Tübcel: Senin söylediğini getireyim ekrana. 5. Ayda, yani 6 ay önce bu evrak çıkmış oradan, karar verilmiş. 

Tahsin Güzel: Bir de algı operasyonunu AK Parti yapıyor olsa 5. ayda alırdı onu gönderirdi yapardı. Algı operasyonunu kim yapıyor biliyor musun? İl başkanını alan, bir milletvekilini de alan. Bakın bu iddiaları araştırması gereken partinin milletvekilini.

Ahmet Tübcel: Kardeşim Menemen’de yaşamadın mı sen bunları? 

Tahsin Güzel: Yaşadık da ben sevgili başkana diyorum. 

Ahmet Tübcel: Hah! Uyarıyorsun. 

Tahsin Güzel: Algı operasyonunu yapan kendileri. Şimdi mağdurları oynuyor. Bakın bu “AK Parti, CHP’li belediyelere operasyon yapıyor” algısını kendileri yapıyor. O zaman ne yapacak syaın milletvekili yanına oturacağına ne yapacak? Hurdalar Satıldı mı? Bakın 4 ay bu haber yapıldı. 

Ahmet Tübcel: Sayın milletvekilinin ve sayın il başkanının yapacağı şuydu: “Konu yargıda, kararı yargı verir. Biz ondan sonra çıkar açıklarız.”

Tahsin Güzel: Kusura bakma. Tam 6 ay burada biz bu Saruhanlı’nın programını  yaptık değil mi? Arayacaktı il başkanı da, gelecekti.

Ahmet Tübcel: Neydi elinizdeki belge? Daha zeytin dosyasını açmadım, burada. Öbür dosyaları da burada. Dosyalar, devletin resmi belgeleri, sizin yaptığınız işlerin fotoğrafları… Daha bunları sormadım, her hafta soracağız. Başladık.

Tahsin Güzel: Eğer ciddiyse, samimiyse o milletvekili, o il başkanı, burada tam 4 ay 5 ay belgeleriyle kamuoyuyla paylaştık.

Ahmet Tübcel: Niyet şurada belliydi: o pideci dükkanını kapattı ya. “Mühürlerim, satarım, alttan girerim üstten çıkarım” niyet belliydi. Sayın başkan sanki Saruhanlı’da hery er, bütün mekanlar imara uygun. Yahu orada yaşayan vatandaşlar. Yahu daha önce imar mı vardı allahını seversen ama devletin kurallarına herkes elinden geldiği kadar uyuyor. Zaten devletimiz de bunu bildiği için 5 yılda 10 yılda bir imar affı çıkartıyor Halkımı rahatlatayım diye. Pandemi olmuş, dükkanlar kapanmış, millet iflas etmiş, kimileri batmış, kimileri ekmeğe muhtaç olmuş… Sen yasaklar biter bitmez açılan pideci dükkanını incir çekirdeğini doldurmaz bir problemden dolayı gidip kapatıyorsun. Peki sen değil misin işyeri sahibiyle o pazarlıkları yapan? Kapalı  kapılar arkasında pazarlığı yapan sen değil misin başkan? Senin o emlakçı dükkanına bıraktığın emekli öğretmen, pazarlığı yapmadı mı? Siz sütten çıkmış ak kaşıksınız. Müfettiş kötü, içişleri bakanı kötü, görüntüleri çekenler kötü, Ercan kötü, Tahsin kötü, Ahmet kötü, gazeteciler kötü… Evet kim iyi? Sen iyi. Bir tek sen iyi. Helal olsun ya! Vallahi helal olsun! Hurdaları ben çaldım sanki! 280 bin lira parayı da ben yedim sanki! 

Tahsin Güzel: Satmadım diyor. Daha önce Makine Kimya’ya verilmiş.

Ahmet Tübcel: Yahu 2019’da verdi. Niye 2020’yi söylemiyor? Neden Saruhanlı’nın aklıyla dalga geçiyoor burada? Başkan yüreğin yetmiyor mu?

Tahsin Güzel: Ahmet’cim belki 2020’yi bir depoya kaldırmıştır, satmamıştır, eldedir. 

Ahmet Tübcel: Al, devletin müfettişi raporu vermiş. Evet, sattığı firma da belli. 

Tahsin Güzel: Müfettişler algı operasyonu yapıyor Ahmet, bırak Allahaşkına(!)

Ahmet Tübcel: Bak ne diyor: Belediyenin sanayi içindeki şantiyesinden  2019 yılı ağustos ayından 120 ton ve Dallas tabir edilen bulunnan şantiyesinden 2020 eylül ayında 160 ton olmak üzere 280 ton malzemenin ihale yapılmadan satılması, satıştan  elde edilen 280 bin lira yok diyor kardeşim yok yok. Belediyenin hesabına yatırılmadıysa bu nereye yatırıldı? 1, başkanın cebine yatırıldı 2, başkan yancılarıyla beraber o Baysal falan filan hepiniz beraber paylaştınız bu parayı. Zaten böyle paylaşım varsa başkan kimseye bırakmaz bunu. Niye bıraksın ya? Riski alan kendisi, soruşturmayı geçiren kendisi. Ben de diyorum ki sayın başkan sorum şu: Sayın başkan paralar nerede? Hurdanın paraları nerede?

Tahsin Güzel: Emanette. Hurdalar ya depoda, satmadı bir yere kaldırdı. Değerleniyor işte kardeşim(!) Adam demiyor mu “Memlekette bu kadar sıkıntı varken millet açken siz bunu konuşuyorsunuz” diyor. Yani işleri politika yapmak.Algı operasyonunu esas kendileri yapıyor. Gerçekten ben başkandan ziyade o yanında oturup “algı operasyonu” diye kamuoyuna mesaj verenlere benim lafım.

Ahmet Tübcel: Sayın başkanın bugün meclis toplantısı vardı. Tabi meclis toplantısında dün A Haber’e röportaj veren bir meclis üyesine yükleniyor anladığım kadarıyla. Zeytin olayından bahsediyor. “siz toplamadınız” diyor. Yani AK Parti dönemini kastediyor. “ben binbir meşakkatle topladım” diyor. Tamam, binbir meşakkatle topladığın zeytinleri ne yaptın abi?

Tahsin Güzel: Gelir elde etmiştir. 

Ahmet Tübcel: Tamam ben de diyorum ki ne yaptın? Soruyorum abi. Gelir nerede var? Zeytinler ne oldu? Toplanan zeytinler ne oldu?

Tahsin Güzel: Yağ yapılmıştır Ahmet’cim(!) 

Ahmet Tübcel: Tamam, yağlar ne yapıldı? 

Tahsin Güzel: Yağlar da belediye’de kullanılıyordur. Belediyenin restaurantı yok mu.

Ahmet Tübcel: Bak düşünemedim ben onu(!)

Tahsin Güzel: Marketten oradan burada yağ alacağına…

Ahmet Tübcel: Evet sevgili izleyenler Tahsin abi bundan sonra Saruhanlı belediyesine hukuk müşaviri olarak(!)…

Tahsin Güzel: Siz hep başka bakıyorsunuz.

Ahmet Tübcel: Yani biz başka yönden bakıyoruz. Sayın başkan, çay bahçelerine, kafeteryalara yapılan yazılım vardı. Giriş çıkış stokları vardı. Orada hiç kimse zan altında kalmayacak. Hani çalışan işçiler de. İşte çay girdi bu kadar, şeker girdi bu kadar, limonata girdi çıktı, bu kadar satıldı. Yani bu iş böyle kara düzen olmasın. Oradaki çalışanlar da zan altında kalmasın diye orada bir sistem, yazılım yapıldı. Neden kaldırdınız o sistemi, yazılımı? Şimdi orada herhangi bir hata olduğunda, açık olduğunda iyi niyetli de olsa oradaki çalışan insanlar zan altında kalmayacak mı? Diyecekler bu açık nerede? Bu para kimin cebinde? Yazık değil mi o çocuklara, günah değil mi? Siz, size muhalefet eden, sizi eleştiren… Ya, İyi Parti ilçe başkanı Abacı. Ben size dedim ki gidiyormusunuz geliyormusunuz? Belediyede çalışmanız bir ilçe başkanı oalrak ne kadar etik? Ne kadar o belediye başkanının yaptığı hatalara veya bu yolsuzluk iddialarına bir siyasi partinin ilçe başkanı olarak nasıl dur diyeceksiniz siz? Peki belediyeye mesaiye gidiyor musunuz? Çalışıyor musunuz? Allah için doğruyu söyleyin. 

Tahsin Güzel: Genel başkanı geldiği zaman gitmeyebilir. 

Ahmet Tübcel: Daha açık sorayım: Hüseyin Abacı sen bankamatik memuru musun değil misin? 

Tahsin Güzel: İlçe başkanı olması bir kere etik değil.

Ahmet Tübcel: AK Parti ilçe başkanına ve MHP ilçe başkanına iki çift lafım var. Sakın alınmasınlar benden. Ben onlara çağrı yapmıştım, sesinizi yükseltin demiştim. Evet. Müfettiş rapoları ortaya çıktı. Orada bir yolsuzluk iddiaları çok güçlü. Tespitli, görüntülü. Bunlar ortaya çıktı. Devletin malı rapora göre peşkeş çekilmiş. Bakalım bu saatten sonra sesiniz nasıl çıkacak çok merak ediyorum. Hadi bakalım.Cumhur ittifakı, yani memleketin hakkını hukukunu koruyan Cumhur ittifakı. Sayın genel başkanlarınız Recep Tayyip Erdoğan ve sayın Devlet Bahçeli bu millet için, bu milletin refahı için, bu milletin geleceği için gecesini gündüzüne kattılar ve katıyorlar da. Bakalım siz orada bu yolsuzluk iddialarına ne kadar ses çıkarabileceksiniz çok merak ediyorum. Yarın da Saruhanlı halkının yüzüne nasıl bakacaksınız? Eğer görevinizi de yapamıyorsanız çok açık söylüyorum. Olabilir bu iş yetenek işi olabilir yani. İnsan yapamaz değil mi yani, bir şeyleri ister gönlünden, yapamaz. O zaman istifa edeceksin. Koltuğu meşgul etmeyeceksin. Ne diyorsun sen? Ses çıkarmaları gerekli mi?

Tahsin Güzel: Yerelde genelde iktidar kim olursa olsun. Niçin seçiliyorsun kardeşim, Bir ilçenin, bir büyükşehirin meclisisin sen. O milletin hakkını korumak için, ister A partisi ister B partisi, hakkını aramak, korumak, sorunlarını çözmek için geliyorsun. Meclisler de alkışlamak için değil ama beyefendi bakın orada diyor ki… 

Ahmet Tübcel: Ya sayın başkan. Bugün mecliste, Cumhur ittifakı meclisi terk ettiğinde. Ya 2-3 tane meclis üyesi seni alkışlıyor, senin meclis üyelerinin çoğu alkışlamıyor seni. Cumhurbaşkanını alkışlamayan bir tane Lütfi Elvan vardı, Türkiye’de günlerce olay oldu. Yahu senin meclis üyelerinin çoğu seni alkışlamadı. Alkışlayan 2-3 kişi. İzle tekrar kendin görürsün.

Tahsin Güzel: İster CHP, ister MHP önemli değil, seçilen her meclis üyesi sorumludur ya. Orası meclis. O ilin, ilçenin yerel parlamentos. Orada toplumun hakkını aramaları gerekiyor. Bakın sen de haksızlık yapıyorsun şimdi MHP, AK Parti terk ediyorlar meclisi. Niye terk ediyorlar? Orada ne yapılıyor biliyor musun işte algı operasayonu.

Ahmet Tübcel: Ben bu hareketi ne zaman beklerdim meclisten? Ben yine o meclisin içinde bulunan, bakın asla Cumhur ittifakı demiyorum ha sakın. Altını kalın kalemle çiziyorum. Namuslu, onurlu, haysiyetli, şerefli bütün meclis üyelerinin önünde eğiliyorum, şapka çıkartıyorum. CHP’li, MHP’li, AK Partili… Bütün onurlu, şerefli, haysiyetli meclis üyelerinin önünde saygıyla eğiliyorum. Onlar Saruhanlı’nın geleceğini düşünen, isyan eden. Ben o Saruhanlı belediye meclisinde çok iyi tanıdığım arkadaşlar var. Fidan gibi delikanlılar var. Hakikaten hiçbir beklentisi olmadan bu Saruhanlı halkının geleceğini düşünen, imza atmayan arkadaşlar var. Onların da hakkını burada teslim edeyim. Tabi isimlerini zikretmeyeceğim deşifre etmeyelim diye. 

Tahsin Güzel: Ahmet’ciğim sevgili başkan bir çıkmaz yolda. O yolunu kendi biliyor. 

Ahmet Tübcel: Çıkmaz yol dersen ben üzülürüm Tahsin abi. Sevgili başkan Aliağa yolunda. Yenişakran. Bu yolun sonu oraya çıkıyor. 

Tahsin Güzel: Gerçekten layıkıyla vazifesini yapan hiçbir meclis üyesine sözüm yok. Ben politikanın içinden gelen bir insanım, politikacıyım. Dostlarım der benim rozetim yok. Kamu olduğu zaman benim rozetim yok. Şimdi, seçilen meclis üyelerinin en az %60’ı da işte o Ankara’ya gönderdiğimiz milletvekillerinin amcaoğlu dayıoğlu yandaş bağdaş işlettir. A partiden B partiden olması önemli değil. Millet orada kadro kuruyor. Bizim şöyle bir baktım benim AK Parti’nin meclis üyesi listesine. Bergama’dan gelmiş İzmir’e konmuş. Tire’den gelmiş Cumaovası’na konmuş. Herkes ne yapıyor biliyor musun? O şehri temsil eden veyahut mahallenin sorununu bilen insanlar değildir. Umarım bu Saruhalı’da da dışarıdan bir meclis üyesi yoktur yani. 

Ahmet Tübcel: Şimdi arkadaşımız mesaj çekmiş, bu belgeleri de izlemiş sevgili izleyenler. Ankara’dan arkadaşımız mesaj çekmiş bizleri izleyen seyircimiz. Hukuk bilgisine çok güvendiğim bir arkadaşım. “Ahmet abi belediye başkanı hakkında veleddalin amin. Bu iş bitti” diyor. “Rüşvet kapsamı 44/83’e tabi değildir. Raporu tutmuş ön incelemeler yüksek ihtimalle. Yani tanık beyanları var, ön inceleme yapılmış, kurumda başka beyanlar da var. Rüşvet ve nitelikli zimmetten istediği an savcı alır gözaltına. 7 yıl, 2 yıl, toplam 9 yıl iyi hal düşer 7 yıl veleddalin amin” diyor. Yatarı kesinleştiğinde –onu da hesaplamışlar herhalde eğer böyle bir cezayla sonuçlanırsa- 6 ay kapalı cezaevi, 1 yıl da açık cezaevinde kalır belediye başkanı çünkü aynı konudan Kıyıköy belediye başkanı 3-4 gün önce gözaltına alınıp tutuklandı. 

Tahsin Güzel: Ama ne yapıyor bakın. Sevgili başkan Saruhanlı halkına mesaj veriyor: “Ben buradayım. Hurda satmadım” diyor. Başkavekili veya hukuk müşaviri de çıkıyor diyor ki Ahmet’çiğim orada kendi tezlerini de şey yapıyorlar. Birisi A diyorsa diğeri B diyor beylerin. İzledin orada. Vallahi ben şunu diyorum: Bu erki kullananlar babasının şirketi gibi, babasının işi gibi kullanmayacak kardeşim. Kamu adına adam gibi yapacaklar açık açık.

Ahmet Tübcel: Ben hep şunu diyorum genel anlamda: Hırsızın partisi olmaz. Hırsızın MHP’lisi, CHP’lisi, HDP’lisi, Saadet Partilisi, DEVA Partilisi, Gelecek Partilisi olmaz kardeşim. Hırsız hırsızdır. Biz burada yolsuzluk haberleri yapıyoruz Temizeller programında. Her hafta da bir dosya açacağız. Ben dediğim gibi, burdan sayın başkan lütfen kulaklarını açsın bizi iyi dinlesin. Sevgili başkan Saruhanlı Belediyesi ile alakalı her hafta bir dosyayı açacağız. Ben de diyorum ki eğer senin yüreğin yetiyorsa bizi çağır, istediğin televizyonda, istediğin zeminde, istediğin platformda, istersen bütün Saruhanlı halkını topla ortada biz oturalım. Biz sana soralım, sen cevapla. Sen bizim iftira attığımızı, yalan söylediğimizi ispatlarsan canlı yayında senin elini öperim. Biz ispatlarsak senin yalan söylediğini sen istifa et belediye başkanlığından. Hangisini istiyorsan. Evet, programın sonuna geldik Tahsin abi. 

Tahsin Güzel: Şimdi bakın, yargıya intikal etmiş, bir soruşturma başlamış, savcılık izni verilmiş. Parti bu tür olayların arkasında olmaması lazım. A parti, B parti için demiyorum. Arkasında durmaması lazım, çıkıp kamuoyu önünde mesaj vermemesi lazım. “Arkasındayız”, neyin arkasındasın? Şimdi ben o sayın milletvekiline soracağım, yani 3 gün sonra. Temenni ederim sıkıntı yaşamazlar. Ama bu hurdalar satıldı. Bu dava açılırsa neyin arkasında duracak beyefendi?

Ahmet Tübcel: Mahkemede karar verirse.

Tahsin Güzel: Mahkemede karar verirse o sayın vekil, arkasındayız derken bu algı operasyonu diyor, o da diyor yani katılıyor belediye başkanına. 

Ahmet Tübcel: Ben sana olacağı söyleyeyim mi? O para şey olmadan 2-3 gün önce herhalde haberleri olur veya olay ciddiye bindiğinde haberleri olur. Partiden de atarlar. Aynı Menemen gibi. Disipline verirler, oradan yollarlar, “Bizimle ilgisi yoktu” derler. Menemen’de olduğu gibi. 

Tahsin Güzel: Evet

Ahmet Tübcel: Evet Tahsin abi. Ben de burada şu rahatsızlığım… 2 ay toplam. 3 tane operasyon geçirdim. Bilgin var senin.

Tahsin Güzel: Var

Ahmet Tübcel: Sana da söz hakkı vereceğim. Sen de bir teşekkür et. Evet, benimle yakından ilgilenen arkadaşlarım, dostlarım. Zaten onlara ben bir teşekkür etmiştim fakat teşekkür etmediğim bir eşim kaldı, anam babam kaldı. Evet başta anam olmak üzere, babam olmak üzere, ablam olmak üzere benim çok değerli eşim ve çocuklarım hakikaten bu süreçte çok yıprandılar. Hele eşim sağ olsun 24 saat yanımızdan ayrılmadı. Hem hastanede refakatçi olarak ayrılmadı, hem de çocuklarım çok yıprandı bu süreçte. Buradan hepsine sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. İyi ki varlar, iyi ki beraberiz, iyi ki biz bir aileyiz, iyi ki dostlarımla beraberim. Sevgili eşim ve çocuklarım iyi ki varsınız diyorum siz de. İyi ki varsınız. Allah muhabbetimizi, Allah hiç kimsenin evindeki muhabbeti bozmasın yarabbim. Evet senin de kızcağızın, evladımız başındaydı anjiyoda, operasyonlarda.

Tahsin Güzel: Daha önce de 3 defa negatif çıktı sonra gerçekten sıkıntı yaşadım. Şimdi şu var insaın en değerli, tercih edemeyeceği hiçbir şekilde kıyaslamayacağı tek şey ailesidir. Şimdi Ahmet’ciğim ben… İzmir’de Konyalı çok, 700 bin Konyalı var diyoruz. Bir kaza geçirdim. 2 tane de kurumun başındayım. Hem Ayakkabıcılar Odası başkanıyım, 16 senemi verdim Ayakkabıcılar Odası’na, bir de federasyondayım. 22 bin kişi gelmiş ziyaret etmiş. Ayakkabı 37 kişi, Konyalı da 16 kişiydi. Şimdi not almışım, her geleni yazmışım. Şu 1,5-2 aylık rahatsızlık sürecimde de gerçekten dost dediklerim. Soranlardan da arayanlarda da Allah razı olsun. Onların duaları. Takdir neyse o oluyor diyoruz ama ayaktayız yıkılmadık, döndük. 

Ahmet Tübcel: Evet. Allah razı olsun. Biz de bizi seyreden bütün seyircilerimizden tek bir şey istiyoruz. 1- sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edin. Temizeller’i takip edin ki bu programın istikrarı olsun, sürsün, biz hep beraber büyüyelim çünkü hani İsmet İnönü’nün muhteşem bir sözü var. Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı, Atatürk’ün silah arkadaşı: “Namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket kurtulamaz” diyor. Onun için biz namuslu insanlar çok cesur olmak zorundayız. Birlik olmalıyız beraber. Burada da Hacı Bektaş-i Veli’nin –sayın Cumhurbaşkanı’nın Türk literatüründe tekrar gündeme getirdiği ve sevdirdiği bir cümle vardı. O çok hoşuma gidiyor: “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” biz namuslu insanlar. Evet, ahlaklı, namuslu insanlar. Partisi ne olursa olsun. Bir olalım, iri olalım, diri olalım. 

Tahsin Güzel: Yanlışları görmezden gelmeyelim. 

Ahmet Tübcel: Çünkü yaşadığımız memlekette, siyasi parti kim olursa olsun, yolsuzlukları, kamu zararlarını gündeme getirelim. Bu AK Parti olur, MHP olur, CHP olur, DYP olur, hangi parti olursa olsun sevgili izleyenler. Gönderin bize belgesini Whatsapp hattımızdan, biz burada konuşalım. Etrafınızda yaşadığınız yolsuzlukları, usülsüzlükleri burada konuşalım ama yeter ki belgeli olsun, iftira olmasın. Evet, bir sonraki programda görüşmek üzere herkese hayırlı Cumalar diyorum. İyi akşamlar diliyorum, hoşçakalın. 

Tahsin Güzel: Her şey gönlünüzce, Dünya bile isteğinizce dönsün inşallah.

Ahmet Tübcel: İnşallah. Çok Teşekkür ederim.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.