SİYASET Haber Girişi: 18.01.2022 - 09:06, Güncelleme: 18.01.2022 - 09:14

YALVARIRIM ARTIK ÇALMAYIN !

 

YALVARIRIM ARTIK ÇALMAYIN !

BU İŞLER EHİL OLMUŞ
YALVARIRIM ARTIK ÇALMAYIN ! Bak kardeşim kitabın ortasından gireyim. Siyasetçi olabilirsin, belediye başkanı olabilirsin, milletvekili olabilirsin, bürokrat olabilirsin, il müdürü olabilirsin, bölge müdürü olabilirsin, devletin imza yetkili memuru olabilirsin hatta ve hatta genel başkan yardımcısı bile olabilirsin ama ne olursan ol önce insan olmayı, sonrada insan olarak kalmayı öğren. BU İŞLER EHİL OLMUŞ Hazine arazilerini kapatmak, orman arazilerini kapatmak, belediye arazilerini peşkeş çekmek, kamu kurum ve kuruluşların yaptığı ihaleleri kurum amirine baskı yaparak doğrudan temin veya pazarlık yöntemleri ile adrese teslim olmalarını sağlamak, sıkıştığı zaman sahte belge ve evrak düzenlemek konusunda ehil olmuş, İzmir’de hükümetin üst düzeylerine kendisinin yalakalık rüştünü ispatlamak için inanılmaz yalanlar söyleyip onları kandırıp, sonrada o işi halledemediği zaman suçu gariban memurların üstüne atan, sadece tat alma organı olarak bizim bildiğimiz ‘’DİL’’imizin başka işlere de yaradığını yani kim ne kadar güzel yalarsa o kadar yükselirim anlayışının hâkim olduğu bir dönem yaşıyoruz. Yalakalık yapmaktan kimseye sıra vermeyenler eninde sonunda bu memleketin tarihine kara bir leke olarak geçecektir. YARIM KİLO BIYIĞI OLANLAR Keşke kara bir leke olarak geçip orada kalsalar biz gazetecilerin bazılarımızın cesurca bunları dile getirip deşifre etmemizden ziyade, geleceğini düşünüp çoluk çocuğunu düşünüp şu anda yazmayan arkadaşlar da o zaman kartal kesilip yazacaklardır, o zaman vay onların haline. Filmi biraz geriye saralım isterseniz 28 Şubat’ı yaşadığımız o kara günlerde şu anda yarım kilo bıyığı olanların nasıl masaların altına saklandıklarını bukalemun oldukları için en güzel ve en rahat görevleri kapan insanlarda biliyorum. Ben İzmir’e cıs cıbıldak gelip lüks yaşantı sergileyip sonunda amansız hastalığa yakalanan bürokratları da biliyorum, KIBRIS’TA OTEL AÇANLARI DA BİLİYORUM Ben İzmir’de işi gücü bozuk iken siyasetin yüzüne gülüp belediye başkanı olup nasıl belediyeyi soyduğunu, soyduğu paralarla Kıbrıs’ta nasıl otel aldığını, kötü kadın ve kızlarla nasıl alem yaptığını, buda yetmeyip başka işler yaptığını, sonunda amansız hastalığa yakalanıp perişan bir halde bir kişinin yardımı olmadan hayatını çok zor bir şekilde sürdüğünü de biliyorum, Ben şansa keder belediyede meclis üyeliği sıfatını kazanıp belediyeleri nasıl soyarım diye hesap yapan meclis üyelerini, de biliyorum İçki, kadın, kız, gece, gündüz âlemlerinden artık zevk almayıp uyuşturucu partisi yapan belediye başkanları da biliyorum, Bizim yaptığım haberler için valilere milletvekillerine hatta siyasi parti genel başkanlarına kadar gidip beni şikâyet ettiğini, yetmeyip devletin bakanlarına gidip beni derdest ettirmek isteyen rektörleri de biliyorum, Sonradan karşımıza gelip aman dileyen insanlar şu an bakıyoruz ki onların hızına ulaşmak mümkün değil   Amma velakin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güzel bir sözü geldi aklıma , ’BU ŞARKI BURADA BİTMEZ’’   diyoruz bizde! Onlarca haber, onlarca dosya, belgeler, bilgiler, görüntüler yaptığımız ve yayınladığımız ortaya çıkardığımız yolsuzluk usulsüzlük peşkeşler, ihaleye fesat karıştırmalar ile ilgili haberler hedefe ulaşmıyorsa yetkililer kılını kıpırdatmıyorsa biz gazeteciler değil görevini yapmayanlar utansın. Ne demişti üstat Necip Fazıl Kısakürek utansın şiirinde ,  Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın! Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın! Eski çınar şimdi Noel ağacı; Dallarda iğreti yaprak utansın! Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın! Ölümden ilerde varış dediğin, Geride ne varsa bırak utansın! Ey binbir tanede solmayan tek renk; Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!   AYNISINI BİR KEZ DAHA TEKRARLIYORUM DEVLETTEN MAAŞ ALIP GÖREVİNİ YAPMAYANLAR UTANSINNNN… Belki yazınızı neden İzmir ile sınırlandırdınız diyebilirsiniz, çünkü ben şu an İzmir’de gazetecilik yapıyorum yani kendi bölgemden sorumlu bir gazeteciyim. Alman edebiyatçı Goethe'nin söyleminde bahsettiği bir söz geldi aklıma  “Herkes kapısının önünü süpürse, her semt temiz olur” sözü, belki de bu kaotik dönemin atlatılmasında, birey olarak üzerimize düşeni yaptığımızda, bu davranışın büyük kitlelere halka ulaşıp, çözüme tabandan tavana varabileceğimiz bir eylem olabilir diye düşünen insanlardan biriyim. İzmir’de uzmanlık alanıma giren kamu kurum ve kuruluşları yakinen takip edip yeni yılda yapacağımız programlar için notlarımızı almayı da ihmal etmiyoruz  Ben bir memleket istiyorum, Yolsuzluk yapılmayan, hak hukuk adaletin hakim olduğu, basın özgürlüğünün yargılanmadığı, insanlarının birbirine karşı kumpas kurmadığı herkesin birbirine samimiyetle yaklaştığı, büyük AVM lerin şehir dışında olduğu toplu taşımanın insani standartlarda olduğu, kısa süreli mahalleden ayrılmada mahalledeki bakkala tekrar evimin anahtarı teslim etmeyi, Ben bir devlet kurumu istiyorum; Kurumda yapılacak ihaleleri adrese teslim değil, herkesin göreceği ve rekabet koşullarının adaletli bir şekilde sağlandığı, kurumda görevli yetkili isimlerin yanında görevli bayanları taciz etmeyecek onları sadece cinsel obje olarak görmeyecek, o bayanlarında evlerine ekmek parası götürebilmek için çalıştığını unutmamak gerektiğini, kurumun harcayacağı parayı kendi parasından daha titiz harcayacak kurum amirleri istiyorum. TEMİZELLER’E DÜŞEN GÖREV ŞUDUR İstemediğimiz durumlar karşısında TEMİZELLER olarak kamuoyuna güvenilir, objektif, doğru haberleri yansıtmakta biz gazetecilerin asli görevidir.Temizeller yeni yayın döneminde her zaman olduğu gibi İzmir ve İzmirlinin gündemini bir hayli meşgul ediyor ve de etmeye devam edecek gibi görünüyor. Aslında sevgili okuyucularım ne var biliyor musunuz üç günlük dünyada arkamızda bırakacağımız bir hoş seda ve dualardan başka hiçbir şey yok. Allah bu dünyada hepimize sağlık, afiyet, huzur versin,  ‘’Allah kazandığımız parayı da hayırlısıyla ve ağzınızın tadıyla yemek nasip etsin’’ Yazımı Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle bitirmek istiyorum Mustafa Kemal Atatürk söylediği sözlerle Türk milletine aynı zamanda tüm dünya uluslarına ışık olacak sözler sarf etmişti bunlardan bir tanesi de  Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır sözüdür. Buda sizin kulağınıza küpe olsun. Bir sonraki yazım İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nesim TANĞLAY hakkında tanıtıcı bir yazı olacak ‘’Sizi kalbinizin sahibine emanet ediyorum’’   .
BU İŞLER EHİL OLMUŞ

YALVARIRIM ARTIK ÇALMAYIN !

Bak kardeşim kitabın ortasından gireyim.

Siyasetçi olabilirsin, belediye başkanı olabilirsin, milletvekili olabilirsin, bürokrat olabilirsin, il müdürü olabilirsin, bölge müdürü olabilirsin, devletin imza yetkili memuru olabilirsin hatta ve hatta genel başkan yardımcısı bile olabilirsin ama ne olursan ol önce insan olmayı, sonrada insan olarak kalmayı öğren.

BU İŞLER EHİL OLMUŞ

Hazine arazilerini kapatmak, orman arazilerini kapatmak, belediye arazilerini peşkeş çekmek, kamu kurum ve kuruluşların yaptığı ihaleleri kurum amirine baskı yaparak doğrudan temin veya pazarlık yöntemleri ile adrese teslim olmalarını sağlamak, sıkıştığı zaman sahte belge ve evrak düzenlemek konusunda ehil olmuş, İzmir’de hükümetin üst düzeylerine kendisinin yalakalık rüştünü ispatlamak için inanılmaz yalanlar söyleyip onları kandırıp, sonrada o işi halledemediği zaman suçu gariban memurların üstüne atan, sadece tat alma organı olarak bizim bildiğimiz ‘’DİL’’imizin başka işlere de yaradığını yani kim ne kadar güzel yalarsa o kadar yükselirim anlayışının hâkim olduğu bir dönem yaşıyoruz. Yalakalık yapmaktan kimseye sıra vermeyenler eninde sonunda bu memleketin tarihine kara bir leke olarak geçecektir.

YARIM KİLO BIYIĞI OLANLAR

Keşke kara bir leke olarak geçip orada kalsalar biz gazetecilerin bazılarımızın cesurca bunları dile getirip deşifre etmemizden ziyade, geleceğini düşünüp çoluk çocuğunu düşünüp şu anda yazmayan arkadaşlar da o zaman kartal kesilip yazacaklardır, o zaman vay onların haline. Filmi biraz geriye saralım isterseniz 28 Şubat’ı yaşadığımız o kara günlerde şu anda yarım kilo bıyığı olanların nasıl masaların altına saklandıklarını bukalemun oldukları için en güzel ve en rahat görevleri kapan insanlarda biliyorum. Ben İzmir’e cıs cıbıldak gelip lüks yaşantı sergileyip sonunda amansız hastalığa yakalanan bürokratları da biliyorum,

KIBRIS’TA OTEL AÇANLARI DA BİLİYORUM

Ben İzmir’de işi gücü bozuk iken siyasetin yüzüne gülüp belediye başkanı olup nasıl belediyeyi soyduğunu, soyduğu paralarla Kıbrıs’ta nasıl otel aldığını, kötü kadın ve kızlarla nasıl alem yaptığını, buda yetmeyip başka işler yaptığını, sonunda amansız hastalığa yakalanıp perişan bir halde bir kişinin yardımı olmadan hayatını çok zor bir şekilde sürdüğünü de biliyorum,

Ben şansa keder belediyede meclis üyeliği sıfatını kazanıp belediyeleri nasıl soyarım diye hesap yapan meclis üyelerini, de biliyorum

İçki, kadın, kız, gece, gündüz âlemlerinden artık zevk almayıp uyuşturucu partisi yapan belediye başkanları da biliyorum,

Bizim yaptığım haberler için valilere milletvekillerine hatta siyasi parti genel başkanlarına kadar gidip beni şikâyet ettiğini, yetmeyip devletin bakanlarına gidip beni derdest ettirmek isteyen rektörleri de biliyorum,

Sonradan karşımıza gelip aman dileyen insanlar şu an bakıyoruz ki onların hızına ulaşmak mümkün değil  

Amma velakin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güzel bir sözü geldi aklıma , ’BU ŞARKI BURADA BİTMEZ’’   diyoruz bizde!

Onlarca haber, onlarca dosya, belgeler, bilgiler, görüntüler yaptığımız ve yayınladığımız ortaya çıkardığımız yolsuzluk usulsüzlük peşkeşler, ihaleye fesat karıştırmalar ile ilgili haberler hedefe ulaşmıyorsa yetkililer kılını kıpırdatmıyorsa biz gazeteciler değil görevini yapmayanlar utansın.

Ne demişti üstat Necip Fazıl Kısakürek utansın şiirinde , 

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi Noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

 

AYNISINI BİR KEZ DAHA TEKRARLIYORUM DEVLETTEN MAAŞ ALIP GÖREVİNİ YAPMAYANLAR UTANSINNNN…

Belki yazınızı neden İzmir ile sınırlandırdınız diyebilirsiniz, çünkü ben şu an İzmir’de gazetecilik yapıyorum yani kendi bölgemden sorumlu bir gazeteciyim. Alman edebiyatçı Goethe'nin söyleminde bahsettiği bir söz geldi aklıma  “Herkes kapısının önünü süpürse, her semt temiz olur” sözü, belki de bu kaotik dönemin atlatılmasında, birey olarak üzerimize düşeni yaptığımızda, bu davranışın büyük kitlelere halka ulaşıp, çözüme tabandan tavana varabileceğimiz bir eylem olabilir diye düşünen insanlardan biriyim. İzmir’de uzmanlık alanıma giren kamu kurum ve kuruluşları yakinen takip edip yeni yılda yapacağımız programlar için notlarımızı almayı da ihmal etmiyoruz 

Ben bir memleket istiyorum,

Yolsuzluk yapılmayan, hak hukuk adaletin hakim olduğu, basın özgürlüğünün yargılanmadığı, insanlarının birbirine karşı kumpas kurmadığı herkesin birbirine samimiyetle yaklaştığı, büyük AVM lerin şehir dışında olduğu toplu taşımanın insani standartlarda olduğu, kısa süreli mahalleden ayrılmada mahalledeki bakkala tekrar evimin anahtarı teslim etmeyi,

Ben bir devlet kurumu istiyorum;

Kurumda yapılacak ihaleleri adrese teslim değil, herkesin göreceği ve rekabet koşullarının adaletli bir şekilde sağlandığı, kurumda görevli yetkili isimlerin yanında görevli bayanları taciz etmeyecek onları sadece cinsel obje olarak görmeyecek, o bayanlarında evlerine ekmek parası götürebilmek için çalıştığını unutmamak gerektiğini, kurumun harcayacağı parayı kendi parasından daha titiz harcayacak kurum amirleri istiyorum.

TEMİZELLER’E DÜŞEN GÖREV ŞUDUR

İstemediğimiz durumlar karşısında TEMİZELLER olarak kamuoyuna güvenilir, objektif, doğru haberleri yansıtmakta biz gazetecilerin asli görevidir.Temizeller yeni yayın döneminde her zaman olduğu gibi İzmir ve İzmirlinin gündemini bir hayli meşgul ediyor ve de etmeye devam edecek gibi görünüyor. Aslında sevgili okuyucularım ne var biliyor musunuz üç günlük dünyada arkamızda bırakacağımız bir hoş seda ve dualardan başka hiçbir şey yok.

Allah bu dünyada hepimize sağlık, afiyet, huzur versin, 

‘’Allah kazandığımız parayı da hayırlısıyla ve ağzınızın tadıyla yemek nasip etsin’’

Yazımı Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle bitirmek istiyorum

Mustafa Kemal Atatürk söylediği sözlerle Türk milletine aynı zamanda tüm dünya uluslarına ışık olacak sözler sarf etmişti bunlardan bir tanesi de 

Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır sözüdür. Buda sizin kulağınıza küpe olsun.

Bir sonraki yazım İzmir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Nesim TANĞLAY hakkında tanıtıcı bir yazı olacak

‘’Sizi kalbinizin sahibine emanet ediyorum’’

 

.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.